 |
YOGA İLE BEDEN-ZİHİN DENGELEME ÇALIŞMALARI
Bütünüyle sağlıklı ve mutlu olmak beden, duygu ve zihin bütünlüğü ile olasıdır. Beden, duygu ve zihin bütünlüğüne;
. Bedenimizin farkına vararak ve gereksinimlerini gidererek,
. Duygularımızın farkına varıp onları kabul ederek,
. Kendimize ve yaşama ilişkin olumlu ve gerçekçi bir bakış açısına ya da inanca sahip olarak ulaşabiliriz.
Kısacası ister fiziksel, ister duygusal, isterse de zihinsel olsun gereksinimlerimizi bilip onları gidererek bu bütünlüğü sağlayabiliriz. Bunun için anın farkında olmak ve onu yaşamak gerekir. Geçmiş geçmişte kalmıştır, gelecek henüz gelmemiştir. Oysa "an" yaşanmaktadır. Bütünüyle sağlıklı ve mutlu yaşamak beden, zihin ve duygu ile tümüyle şimdi ve burada olmak, şimdi ve burada bedenin, zihnin ve duyguların farkına varmaktır.
Farkındalık bedeni bilmekle, öncelikle bedensel duyumları fark etmekle başlar. Çünkü içsel ya da dışsal uyaranları duyumsayan bedenimizdir. Peki nasıl?
Deneyimlediğimiz gerilimli, stres dolu yaşam zaman zaman bize katlanılması zor gelir, ailemizdeki diğer üyelerle yaşanan çatışmalar, bitirilmesi gereken tonlarca iş, okunması gereken sayfalarca dosya, bitirilmesi gereken ödevler, evdeki sorumluluklar ve günlük yaşam içerisinde karşılaştığımız benzeri sorunların dışında bir de geçmişten getirdiğimiz gerilimler içinde boğulur ve tükeniriz. Hatta acı çekeriz. Bazen tükenmişlik, gerginlik, öfke, acı vb. duygularımızı fark eder ve bunlarla baş etmek için üzerine gideriz. Tabi etkili baş etme yollarını biliyorsak bu duygularımızı kontrol altına alabiliriz. Ancak bazen de bu ve benzeri duygularımızın yıkıcılığını fark etmeyiz ve pek de etkili olmayan yollarla baş etmeye çalışırız. Tükenmiş hissettiğimizde saatlerce uyuruz, gerginken bir kadeh içkide ararız rahatlamanın yolunu. Ya da içinde bulunduğumuz duygu durumunu güçsüzlük olarak değerlendirip kendimize yakıştıramayarak, "ben kendim hallederim" diyerek erteleriz sorunumuzla baş etmeyi. Hatta bazen yok sayarız ve tamamıyla bastırırız. Aslında yaptığımız farkına varmaktan kaçınmaktır: iç ve dış uyaranları duyumsamamaya, onların farkına varmamaya çalışırız. Sorunlarımızı, ağrılarımızı, gerginliklerimizi ya da hatalarımızı inkar ederiz. Çünkü korkarız sorunlarla, yoğun duygularımızla yüzleşmekten; yüzleştiğimizde ne yapacağımızı bilemeyiz. Ve duygularımızı bedenimizin belirli bölgelerinde saklarız ya da bastırırız. Ancak bu saklanan duygular bedenin o bölgesinde sürekli rahatsızlık yaratarak farklı ve rahatsızlık verici bedensel duyumlar olarak hissedilirler bizim tarafımızdan. Bu duyumları da bastırırız.
Bedenimizi hissizleştirerek duygularımızı görmezden gelmeye devam ederiz. Böylece bedenimize, aslında kendimize yabancılaşırız, duyarsızlaşırız. Bunu bir başetme yolu olarak kullanırız. Ama bedenimiz bastırmaz ve yalan söylemez. Bizim kontrolümüz dışında, bastırmaya çalıştığımız duyguları bir biçimde ifade etme yolları arar ve bulur da. Öncelikli olarak da kas grupları etkilenir. Duygusal gerginliklerimiz baş ağrıları olarak, içimize sindiremediğimiz kurallar hazımsızlık, aşırı sorumluluk almamız sırt ve boyun bölgesinde ağrılarla kendini gösterebilir. Bunlara benzer birçok tepki ile bütüne ilişkin bir sorun olduğunun işaretini verir bedenimiz. Kısaca şu mesajı verir bize; "bir şeyler yolunda gitmiyor".
Bedende ortaya çıkan bu şikayetlerden kurtulmanın ilk adımı, bedenimizi fark etmek ve ne istediğini anlamaya çalışmaktır. Bedenimizi fark ederek onun verdiği mesajların anlamını çözerek kendimizi ve duygusal gereksinimlerimizi fark etmemiz olasıdır. Gereksinimlerini fark edip onları doyurabilen insan bütünüyle sağlıklı ve mutlu insandır.
İşte sizinle huzurlu ve rahat bir ortamda, "an"ı yaşayarak yapacağımız "Beden-duygu-zihin dengeleme" çalışmalarında, "Yoga" ağırlıklı olmak üzere, "Gestalt Terapi Teknikleri", "Alexander Tekniği", "Fantezide Canlandırma ve Hayalleme Teknikleri" ile "Bilişsel Teknikler" kullanılarak beden-zihin duygu bütünlüğünüzü sağlamayı amaçlanmaktayız.
Programların içeriği başvuranların gereksinimlerine göre biçimlendirilecektir.
|
|